Foto: ©  GEPA Pictures [Imago]
Bugünkü yazımda geçen sene belki şans bulamamış ya da parlayamamış, kabuğu altında gizlenmiş incileri ve bu sene için göz önünde olmayan oyuncuları konuşacağız.

Ama en başta belirttiğimiz gibi işin risk kısmının yüksek olduğunu unutmamamız lazım. Çünkü geçen sene gözde olmayan topçuların yurt dışına, başka liglere transfer ihtimali de artıyor. Ancak bu transferlerle belki de çok ileri gidebiliriz. Belki de bu transferler bizi şampiyonluk yoluna götürecek.

T. S. Eliot’ın da dediği gibi: “Ancak çok ileri gitme riskini alanlar, ne kadar ileri gidebileceklerini keşfedebilir.”

 

 Juninho Bacunha

Geçen sezon başında belki de en çok dikkat çeken transferlerden biriydi Bacuna. Transfer olduktan sonra birçok kullanıcı tarafından takımlarda yer alan ve değeri hızlı yükselen bir oyuncuydu. Ancak maalesef değeri en hızlı düşen oyunculardan biri de kendisi oldu. Lige tam olarak adapte olamadı ve sezonun çok büyük kısmında tercih edilmeyip ikinci yarıda başka bir takımda kiralık olarak forma giydi.

Öncelikle benim gözlerimle izlediğim oyuncu, teknik olarak ve işin şov kısmında inanılmaz meziyetli bir futbolcu. Potansiyelinin hâlâ çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Gaziantep yerel medyasında geçen hafta biletinin kesildiği haberleri yer alsa da tüm hazırlık maçlarında neredeyse ilk 11’de oynadı ve forma şansı buldu. Son maçta penaltıyı da gole çevirdiğini unutmamak lazım.

Fiziksel olarak belki çok dirençli bir isim olmasa da hücum yönünde çok şey vaat ettiğini düşünüyorum. Transfer yasağının kalktığı anda 7 transfer birden açıklayan Gaziantep FK’nın bence başarılı çok fazla hamlesi olmadı. Mevcut kadrodaki isimler yine takımın önemli puan kaynağı olacaktır. Ben Bacuna’nın kadroya monte edildiği takdirde büyük bir çıkış yakalayacağını düşünüyorum. Dünya Kupası’nda boy gösteren oyuncunun sükse yapma zamanı bence geldi.

Büyük İsimler, Büyük Beklentiler: Yeni Sezonun En Kritik Yatırımları!

Osimhen'den Orkun Kökçü'ne, Greenwood'dan Asensio'ya kadar sezonun en değerli yıldızlarını Comunio perspektifiyle analiz ediyor, hangi oyuncuya ne zaman yatırım yapılması gerektiğini değerlendiriyoruz.

 Bruno Petkovic

Geçen senenin kendi açımdan en büyük üç hayal kırıklığından biri Petkovic’ti. Yaşadığı sakatlıklar ve gösterdiği sönük performans, isminin ağırlığını kaybettirmesine neden oldu. Bu sene de yine gönderilebilecek isimlerden biri olan Petkovic için ben pusuda kalınması gerektiğini düşünüyorum.

Ancak son gelişmeler takımda kalacağının ve hatta takımın onun üzerine inşa edileceğinin sinyallerini veriyor. Bu hafta takımın kaptanı artık resmî olarak Bruno Petkovic. Eğer ritmini tutturabilirse 3 milyon değerini 13 milyon yapabilecek bir kariyeri var Petkovic’in. Duran topları ve penaltıları çok etkili kullanıyor. Bitirişleri A kalite. Ancak eksiği tempo olarak biraz geride olmasıydı, özellikle geçen sene. Bu sene kendisini sahaya verirse bence gerçek Petkovic’i bize izletebilir.

 Dia Saba

Süper Lig’e yükselen yeni takımlardan biri olan Amedspor’un 10 numarası Dia Saba’yla tanışıklığımız yeni değil. 2022-23 sezonunda tek yarıda yansıttığı muazzam oyun hâlâ gözlerimizin önünde. Tabii ki aradan yıllar geçti ve fizik olarak da hiç iyi görünmüyor. Ancak temposu, görünenin aksine hiç fena değil.

Elbet siz de yaşamışsınızdır. Halı sahaya gidersiniz, rakibi bir süzersiniz; kim iyi, kim kötü diye. Rakipte bir tane kilolu, yapıca iri bir abi olur. Derin bir oh çektirir maç öncesi, “Bunları yeneriz.” diye. Ama maç başlayınca ayağına topu alınca anlarsınız nasıl bir hata yaptığınızı. Dia Saba sanki o halı sahadaki kilolu ama müthiş tekniğe ve oyun görüşüne sahip abi gibi.

Geçen sene alt ligde de inanılmaz gollere ve yüksek skor katkısına imza atan Saba, Süper Lig’in ayarlarıyla oynayabilecek kalitede. Hazırlık maçlarında oldukça formda göründü ve son maçta frikikten golünü de attı. Amedspor her ne kadar birkaç yabancıyla yollarını ayırmayı planlasa da bence Saba onlardan biri olmamalı ve olmayacak da. Kesinlikle denenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Siz Sordunuz, Biz Cevapladık! Transferlerden kadro tercihine kadar merak edilen tüm soruların cevapları bu makalede!

İlk soru-cevap dosyamız yayında! Instagram üzerinden gelen en dikkat çekici soruları cevapladık. Sallai ilk 11'in vazgeçilmez ismi olur mu?

 Afonso Sousa

Yine karşımızda geçen senenin en büyük hayal kırıklıklarından biri ve belki de bana göre en büyüğü Afonso Sousa. Yaşadığı sakatlıklar peşini bırakmadı ve neredeyse onu sahada hiç izleyemedik. Samsunspor’un çileğinin tadına hiç bakamadık; hasadını hiç yapamadık geçen sene.

Ancak bazen şans çoğu faktörden önemli olabiliyor ve Afonso’da geçen sene bu maalesef yoktu. Yeni sezon, yeni umutlar, yeni hayaller. Yeni bir beyaz sayfa. Ve karşınızda Afonso Sousa.

Bence geçen sene ne kadar üzdüyse bu sene o kadar güldürecek Afonso. Kadrosunda önemli değişikliğe giden Samsunspor’da artık iskelet takım denince belki de ilk onun adı yazılacak.

Kesinlikle takıma alınması gereken bir isim olarak görüyorum.

 

 Benjamin Bouchouari

Açıkçası yazdığım isimlerden tek yazmakta kararsız kaldığım kişi Bouchouari. Çünkü tam olarak oyuncunun ne seviyede olduğunu hâlâ göremedim. Ancak görebildiğim şey, Fatih Hoca’nın hâlâ ona güveniyor olması.

Geçen sene herkes tarafından beğenilmeyen, yetersiz bulunan ve hatta Fatih Tekke tarafından bile sözlü olarak yerilen bir isim oldu. Beklenenin altında kaldı. Malinovskyi gibi deneyimli bir isim dahi geldi. Kesin olarak yedek görüldüğü ve hatta gönderilebilirse gönderilsin diye değerlendirilebilecek bir pozisyondaydı belki.

Ancak hazırlık maçlarında bir ışık verdiğini düşünüyorum. Kendisini iyi hazırladığını, motive ettiğini ve eleştirileri bir silah olarak kullandığını hissettim. Nolan’ın efsane üçlemesi olan The Dark Knight serisinin üçüncü filmi The Dark Knight Rises‘ta Batman’in çıkılması imkânsız görülen o mağaradan çıktığı gibi, Bouchouari de o çukurdan çıkabilecek mi hep birlikte göreceğiz.

 

Joseph Campbell’ın da dediği gibi, belki de “Girmeye korktuğun mağara, aradığın hazineyi barındırıyordur.”
“Gökyüzünün rüzgârlarında seni bekleyen bir özgürlük var. ‘Ya düşersem?’ diye soruyorsun. Peki ya uçarsan?” — Erin Hanson