Foto: © Seskim Photo [Imago Images
Değerli Comunio takipçileri, uzun süredir beklediğimiz an sonunda geldi! Hasret kaldığımız Süper Lig önümüzdeki hafta itibarıyla başlıyor. Her sene olduğu gibi bu sene de piyasa okumanın ve transfer politikasının önemini vurgulamaya devam edeceğiz.
“Topun yuvarlanışı her yıl aynı olabilir, ama oyunun ruhu her sezonda yeniden doğar.” felsefesiyle yeniden başlıyoruz.
Bana göre en önemli kriter, geçmişte yaptığımız hatalardan ders çıkarmaktır. Johan Cruyff’un dediği gibi: “Futbol, hataların oyunudur. En az hata yapan kazanır.”
Aynı şekilde, Çaykur Rizespor teknik direktörü İlhan Palut’un sözleriyle, hataları minimize etmek bizim en büyük yol haritamız olacak. Ben de kendi oyunlarımda birçok hata yaptım ve bunları sizlerle paylaşacağım.
Keyifli okumalar dileyerek yazıma geçiyorum.
1) Eldekinin Kıymetini Bilmek
Yapılan en büyük hatalardan biri ucuz futbolcuları erken satmak. Sezon başında 160-200 bin bandındaki oyuncuları elden çıkarmak, bütçemizi dolaylı yoldan daraltıyor. Üstelik, o oyuncunun başka bir takıma transfer olma ihtimalini de satmış oluyoruz.
Örneğin, ben takımımda 190 bin değerindeki Berkay Özcan’ı sattım. Başakşehir’de forma şansı bulamayacağını düşündüm. Ancak birkaç gün sonra Karagümrük’e imza attı ve hem oynayacak bir futbolcuyu hem de pazarlayabileceğim bir ürünü kaybetmiş oldum.
Bu nedenle bu tip oyunculara sabır göstermek, hamleleri olabildiğince sona bırakmak çok önemli. Özellikle lige yeni yükselen takımların oyuncuları genelde düşük değerden başlar ve çoğu ilk 11’de oynar. Bu fırsatları gözden kaçırmamak gerekir.
2) Kadro Planlaması
Sezon başında uygulanabilecek üç ana politika vardır:
1. Al-Sat ile Ekonomiyi Güçlendirmek:
Bu yöntem satrançtaki fedalara benzer. İlk haftalarda puan kaybı yaşansa bile, piyasa değerlerinin yükselişinden yararlanarak güçlü bir kadro kurulabilir. Yaklaşık 25-30 kişilik geniş kadro kurulur, ihtiyaç dışı oyuncular kâr marjıyla satılır. 10. hafta civarı büyük transferlerle çekirdek kadro oluşturulur.
2. Yeni Transferlere Yatırım Yapmak:
En riskli ama en zevkli yöntemdir. Yaz boyunca araştırıp aldığınız futbolcuyu sahada izlemek eşsiz bir heyecandır. Ancak risk büyüktür; çünkü oyuncunun ligi kaldırıp kaldıramayacağı belli olmaz. Eğer tutarsa güzel bir ivme sağlar, tutmazsa ciddi ekonomik sıkıntıya yol açar.
3. Tecrübeli İsimlere Güvenmek:
En garanti yöntemdir. Ligde kendini kanıtlamış oyuncuların değerlerini öngörmek daha kolaydır. Sürpriz faktörü azdır, plan yapılabilirliği yüksektir. Şampiyonluk için en güvenli yol budur.
3) Piyasayı Okuyalım
Geçmiş yıllara baktığımızda, piyasa hacmi genellikle ligin ilk 2-3 haftasında yükselişe geçiyor. Bu dönemde satışları ne kadar geciktirirsek o kadar kârlı çıkarız.
Burada en kritik oyuncular, değerine yakın alınan yeni transferlerdir. Ayrıca unutmayın:
Orta saha sizi oyunda tutar, forvet ise sizi şampiyon yapar.
Dolayısıyla uygun fiyatlı forvetler her zaman yatırım için en cazip seçeneklerdir.
4) Büyük Transferler
Sezon başında büyük bir kâr elde edilmediyse, kadro değeri + paranızın neredeyse yarısını tek bir oyuncuya yatırmak doğru değildir. Özellikle çok oyunculu liglerde, kısıtlı bütçeyi daha fazla oyuncuya dağıtmak avantaj sağlar.
Örneğin, bizim ligimizde başlangıç değeri 45 milyondu. Bu tabloda 23,6 milyonluk Jon Duran’ı almak mantıklı değil. Onun yerine Kocaelispor’un yeni forveti Petkovic’i 1,4 milyona ya da hazırlık maçlarında form yakalayan Sporar’ı 1,8 milyona almak çok daha mantıklı olur. Bu tarz oyuncularla 5-10 milyon kâr ettikten sonra büyük transferlere yönelmek çok daha sağlam bir stratejidir.
5) İlk 6 Hafta
Ligin ilk haftalarında puan beklentinizi çok yüksek tutmayın. Kadroyu oturtana kadar belirli bir ortalamada gitmek yeterlidir. Paniğe kapılmayın. Arsène Wenger’in dediği gibi:
“Bazen geri düşmek, zaferi daha anlamlı kılar.”
Bu hafta itibarıyla düzenli makale ve öneri serimize start veriyoruz.
Yeni transferleri birlikte inceleyecek, oyuncu performanslarını birlikte yorumlayacağız.
Herkese başarılı, bol puanlı, keyifli bir sezon diliyorum!